Archive for ◊ Ekim, 2008 ◊

Yazar: admin
• Çarşamba, Ekim 29th, 2008

14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılandığı davada dün tahliye olan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez dün akşam kanalda canlı yayına çıkarak hakkındaki iddiaları yanıtladı. Üzmez’in yayın süresince spikere hakarete varan sözler sarfetti. Bursa’nın Mudanya ilçesinde 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz iddiasıyla yargılandığı davada dün tahliye olan Vakit gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez (76), bir televizyon kanalında canlı yayına çıkarak hakkındaki iddiaları yalanladı. İşte kendisine soru sormaya çalışan spikere oldukça ağır sözler sarfeden Üzmez ile spiker arasında canlı yayında yaşanan diyalog:

Spiker: Sayın Üzmez, küçük yaşta bir kıza cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandınız. Aile önce sizi suçladı, sonra şikayetini geri aldı ve bugün serbest kaldınız. Ancak dava hala devam ediyor. Bir de sizden dinleyebilir miyiz efendim?

ÜZMEZ: Ne dinleyeceksiniz.

SPİKER: Neden gözaltına alındınız? Neden tutuklandınız? 6 aydır cezaevindesiniz. İddialar var, ifadelerde değişiklikler var.

ÜZMEZ: Ben size sorayım eğer dediğiniz gibi olsaydı ben çıkmazdım. Son dilekçemde de dedim ki ben şimdi beraat istemiyorum. Sizin işiniz Bektaşi’nin işine döndü.
Bektaşi Kur’an-ı Kerim’de içkili vaziyette Kur’an’a yaklaşmayın ayetinin öbür tarafını okumuyor namaza yaklaşmayın, bunu Kur’an yazıyor diyor. Sizin ki Bektaşi hesabı doğruyu istiyor musunuz? Doğruyu istiyorsanız doğruyu söyleyeyim.

SPİKER: Biz size soruyoruz efendim sizin hakkınızda bir suçlama sözkonusuydu. Dava açıldı. Siz tutuklandınız bunlar yaşandı. 6 aydır cezaevindesiniz biz de size sizin ağzınızdan sizin doğrular, gerçekler dediklerinizi dinlemek istiyoruz.

ÜZMEZ: Cezaevinde değilim. Şu anda bir iskelenin üstünde kahvehanede oturuyorum. Eğer dedikleriniz olsaydı cezaevinde oturuyor olurduk. Şimdi memleketin bir çok şerefli ordu komutanlığı yapmış insanların hepsi milletin şerefini omuzunda taşımış göğsünde taşımış o insanlar suçlu vaziyette cezaevlerinde yatıyorlar. Böyle şeyler olduğu sürece bu ülkede gerginlik azalır mı? Lütfen işi kendiniz kurcalamayın, yargıya güvenin, yargıya bırakın. Yargıda olan bir şey hakkında söz söylemeyin suçtur.

SPİKER: Efendim, bizim kurcaladığımız bir şey yok. Aile şikayette bulundu. Siz de tutuklandınız. Son anda ifadeler değişti. Neler değişti?

ÜZMEZ: Hayır yalan benim hakkımda kimse şikayette bulunmadı.

SPİKER: Kimse sizin hakkınızda şikayette bulunmadı mı?

ÜZMEZ: Hayır hayır bunların hepsi yalan…

SPİKER: O zaman neden siz tutuklandınız ve 6 ay cezaevinde kaldınız?

ÜZMEZ: Bir takım şeyler olmuş. O kadıncağıza iftira mı edilmiş…Doğru mudur, yanlış mıdır ben onu bilmiyorum kardeyim. Hep oraya bakıyorsunuz. Hiç mi ben
boynumu oynatmayacağım yahu cendereye sokmayın bizi.

SPİKER: Sayın Üzmez, 14 yaşındaki kızın ifadeleri var, annesinin ifadeleri var sonra bu ifadeler son anda değişiyor. Siz bunlara yalan mı diyorsunuz?

ÜZMEZ: Hayır değişme diye bir şey yok..Kız Hüseyin abinin, Hüseyin amcanın eli dahi değmedi bana diyor. Ben kızı sadece gittiğim zaman gördüm.

SPİKER: Sayın üzmez bunlar ifadeler değiştikten sonraki boyutu. Bu ifadeler niye değişti efendim. Öncesinde neden bunlar yaşandı siz neden 6 aydır tutuklusunuz?

ÜZMEZ: İfadelerin değişmesi diye bir şey yoktur ortada. Gerçekler ortaya çıkmıştır. İfadelerin değişmediği için Allah’a şükrediyorum. Kızı hemen gözaltına aldılar. Kız
hemen resmi bir kurumda gözetim altına alındı. Böyle olunca kimse ona gidipte şunu de bunu de diyemedi. Düşmanlarımızın önündeki set kapandı.
Onun için ifade değiştirme diye bir şey yok. Şikayet diye de bir şey yok.

SPİKER: Anladığım kadarıyla bir komplodan bahsediyorsunuz. Daha önce de bunu söylemiştiniz size bir komplo yapıldığını. Kim size neden komplo yapmak istiyor?

ÜZMEZ: Hz.Peygamber diyor ki şöhret bir afettir. Şöhretli insanlar her zaman bir tehdit altındadır. Siz duymadınız mı İstanbul’ da Karaköy rıhtımında bir SAS komandosu bir binbaşı bir serseri tarfından bıçaklandı ve öldürüldü. Siz bunu bilmiyor musunuz?

SPİKER: Efendim bunun bizim konumuzla hiçbir alakası yok. Biz şu anda devam eden dava hakkında konuşuyoruz

ÜZMEZ: Devam eden dava hakkında konuşmak bir suçtur. Suç işliyorsunuz şu anda. Ben sizi ikaz ediyorum.

SPİKER: Avukatınız sizin kulağınıza birşeyler söylüyor, bunu görüyoruz. Biz davanın gidişatını etkilemek için bir şey söylemiyoruz. Biz bir yorum da yapmıyoruz. Size soru soruyoruz.

ÜZMEZ: Ne sorusu soruyorsunuz? Siz yargıç mısınız? Siz savcı mısınız? Kimsiniz siz hem de sesinizi ayarlayın. Nezaketli olun. Size cevap vermek zorunda değilim.
Aklınızı başınıza toplayın. Sözümü kesmeyin benim. Ben keserim yoksa..

SPİKER: Hüseyin Üzmez. Biz size söz hakkı verdik zaten bu yüzden yayındasınız.

Yazar: admin
• Çarşamba, Ekim 29th, 2008

Küçükçekmece metrobüs durağı mevkiinde meydana gelen kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı. Edinilen bilgiye göre D100 Karayolu, Küçükçekmece metrobüs durağı mevkiinde yaşanan kazada bir anne ile kızı hayatını kaybetti.

Genel